Serçelerin Şarkısı (2008)

  Merhabalar, uzun zamandır izlediğim filmler arasından hakkında bir şeyler yazmamı gerektirecek kadar hoşuma giden olmadığı için boş kaldı buralar. Son izlediğim film “Serçelerin Şarkısı” insan olmanın hikayesini anlatan bir kurgu oldu. Açıkçası izlediğim ikinci İran filmiydi ve ilki benim için gerçekten talihsiz bir biçimde sonlanmıştı. Arkadaşlarım filmi çok beğendiklerini, izlemem gerektiğini söyleyerek beni kandırdılar sdfdghghgh bu nedenle de son dakikaya kadar beklediysem de beğenmediğim için ‘Ekmek ve Çiçek’ filmi İran sinemasına mesafeli durmama sebep olmuştu. 2008 yapımı, yönetmeni Majid Majidi olan “Serçelerin Şarkısı” ise kalbe dokunabilen bir film.

Açıkçası günlük hayatın koşuşturmacası içinde hırslarımızın bizi nerelere sürüklediğine dair, insan olmayı unuttuğumuz ve tekrar hatırlamamız gerektiğini anlatan bir hikayesi var. Böylesi bir filmi süslü cümlelerle anlatmak da istemiyorum çünkü film tüm samimiyetiyle ve doğallığıyla hepimizin karşılaştığı duyguları yalın bir biçimde anlatmak istemiş.

sercelerin-sarkisi

 Kurgu, bir deve kuşu çiftliğinde çalışırken kızının işitme cihazının bozulması ve bu durumu düzeltme çabasındayken Kerim’in deve kuşu çiftliğindeki işinden çıkarılması ile başlıyor. Burada hırsın da işin içine girmesiyle, aslında insana nasıl zarar verdiğini; işleri sadece daha çok çıkmaza ittiğini görüyoruz ki hırsla başladıklarının sonucu hüsran oluyor film boyunca. Koca yürekli Kerim Abinin sahnelerini izlerken onun bir şekilde yeniden doğru olanı yapacağına inanmak istedim; belki de filmi sevmemin en büyük sebeplerinden biri de budur. Unuttuğum bir şeyi bana hatırlattı; insan olmanın aslında güzel olduğu gibi. Tanıştığı yeni insanlarla ve çocuklarıyla kurduğu diyaloglarda da bu duyguyu sıkça hissediyorsunuz.

Çocuklarına kızarken bile sevgisini gösterebilmesi doğu insanının yeri geldiğinde sert ama yine de içten, samimi sevgisini hoş bir biçimde anlatıyordu. İzlerken Kerim abi, eşi Nergiz hanımın ve çocuklarının olduğu bahçede oturup çay içerken birkaç kelamda ben konuşabilsem düşüncesine kapıldım. Böylesine hikayeye dahil etmesi filmi daha güçlü kılıyordu. Bu nedenlerle de izlenmeli, izlettirilmeli bir film bana kalırsa. En çok etkileyen sahnelerden birinin ardından Kerim abinin şarkısı geliyordu, onuda ekledim şuraya. iyi seyirler.

Diğer film incelemelerimizin olduğu okursan Film sayfamıza aşağıdan ulaşabilirsiniz!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir