Minimalizm:’Mutluluğa giden yolu satın almak’ 1

 Merhabalar, minimalizm felsefesinin hayatımıza etkilerinden ve yaşantımızda alabileceği yerden bahsetmek istiyorum. Yaşadığımız koşuşturmaca içerisinde artık hiçbir şey bizi tam anlamıyla tatmin etmiyor, özellikle sürekli tüketmek zorunda hissetmemiz işleri daha da zorlaştırıyor. Üretmediğimiz ve gerçekten keyif alarak emek vermediğimiz her iş ve ürün bizi sadece daha mutsuz insanlar haline getiriyor. Belki de geleneksel ilişkilerden sıyrıldığımız bu süreçte insanlar yerine eşyalara bağlanmak daha kolay geliyor ama bunu ne kadar kendi isteğimizle yapıyoruz?

Reklamlar, instagram ve facebook gibi etkiler aslında var olmayan bir mükemmele ulaşmak için bizi sürekli daha fazlası için çabalamamamız gerektiğine ve bu yolda kendimizi de tüketerek ancak yaşamın anlamına ulaşabileceğimize inandırıyor. Bu döngüye düştüğümü fark ettiğim bu süreçte kendimi sosyal medyadan geri çekebilmek için oldukça uğraşıyorum. Çünkü bu benim için artık bir bağımlılık haline geldi ve sanki beynimin yarısını orada bırakarak gittikçe daha umutsuzlaşıyorum. Her şey aynı ve her şey maddi geliyor.

minimalizm-photo-of-person-holding-green-leaf-1029844

  Manevi taraflarımızı yok sayarak ilerleyemeyeceğimiz bir yolda materyalist olarak yaşamaya çalışıyoruz. Aslında bunu bile tam olarak başaramıyoruz çünkü maddi olan bile ifade ettiği sosyal değerler, vaat ettiği statü için ulaşmaya çalıştığımız nesneler. Yani sadece materyalist bir bakışta değil. Bu da sadece bir bağımlılığı ve aynı zamanda sosyal bir varlık olan insan açısından kopukluğu beraberinde getiriyor. Hep kendimden bahsettim ancak burası sadece benim değil modern inanın sorununu teşkil ediyor. Aynı anda 30 sekme açık bir biçimde internette takılırken ya da başladığım kitapların hiçbirini bitirememişken hissettiğim eksikliğin bir çaresini bulmaya çalışıyordum. Burada maddiyattan uzaklaşmak için maneviyata yönelmek de bir hedef olurken bana kalırsa asıl yöntem içinde olduğumuz koşulların farkında olmak ve bu koşullardan kendimizi kurtarabilmek.

Konu bağlamında inceleyeceğimiz minimalizm belgeselinin fragmanına buradan ulaşabilirsiniz!

Daha az eşya, daha çok mutluluk!

  Bunun için ilk yapmam gerekenin sadeleşmek olduğunu fark ettim. Bir işi bitirmeden diğerine geçmemek, benzer şekilde bir eşyayı tüketmeden bir sonrakine geçmemek. Belki de israf ettiğimiz sadece maddi şeyler değil de bunlarla birlikte kendimizizdir. Minimalizm, ihtiyacımı kadarını kullanmayı hayatımızın her alanına indirgememizi amaçlayan bir akım.

  • “Ivır zıvır bir şeyler alarak doldurmaya çalışıyordum o boşluğu. Kazandığımdan çok daha hızlı harcıyordum parayı, mutluluğa giden yolu satın almak istercesine.”

minimalizm-don-t-panic-text-on-toilet-paper-3991795

Minimalizm Nedir Ne Değildir?

Post Modern yaşam, karmaşık ilişki ve kapsamlı teknolojiler arasında kaybolmamıza sebep olurken minimalizm temelde bu karmaşadan uzaklaşmanızı ve sadeleşmenizi hedefleyen bir felsefe diyebiliriz.

  • Hayatın içindeki stres kaynaklarından uzaklaşmanızı kolaylaştırır.
  • Daha az eşya kullanmanı, kullandığın eşyaların daha işlevsel olmasını sağlar.
  • Gereksiz harcamalardan kaçınmanızı sağlar.
  • Ekosisteme yararlı olmayı amaçlar.
  • Zamanı daha verimli ve yararlı kullanmayı sağlarken odaklanmayı da arttırır.
  • Hayatınızı kategorize etmeyi amaçlar
  • İşlevini yitirmiş ilişkileri ve bağlantıları hayatınızdan çıkartmayı hedefler.
  • Verimlilik ve sürdürülebilirliğe odaklanan bir felsefedir.
Minimalizm:'Mutluluğa giden yolu satın almak' 1 1 – crop faceless painter sitting and resting ringed dirty hand 3959

Minimalizm Belgeseli / Minimalizm Önemli Şeylere Dair Bir Belgesel

Bugün “Minimalizm: önemli şeyler hakkında bir belgesel”i izledim. Bazı noktalarda yapay kaldığını düşünsem de genel anlamda konuyu güzel anlatan bir çalışma olmuş. Ancak şunu söylemeliyim ki minimalizm konusunuyla yeni ilgilenmeye başladıysanız daha faydalı bir belgesel olduğunu düşünüyorum. Eğer sürecin içerisinde fazlaca ilgi sahibi olmuş biriyseniz tekrar niteliğinden öteye gitmeyebilir.

Belgesel, hayatlarını daha basit yaşamaya çalışan insanların röportajlarından oluşuyor. Tek problem minimalizmi de satılmaya çalışılan bir ürün gibi hissettirmeleri bana kalırsa. Bunun sebebi de amerikan kültürü ve alışveriş çılgınlığı üzerinden konuyu ele almaları olabilir. Onun dışında izlenmesinin ufuk açıcı getirileri olduğu kesin. Reklamcılığın kültürü nasıl etkilediği, kirlettiği ve içine sızdığını aktarmaya çalışmışlar. Özellikle ilk yarım saati ve sonlara doğru çocuklara yönelik oynanan oyunların anlatıldığı kısımları özellikle beğendim.

Minimalizm felsefesini bir tek belgesel ile hayatınıza adapte edebilmenin pek mümkün olduğunu düşünmesem de belgesel içerisindeki röportajlar konuyla ilgili fikir sahibi olmanız için kapılar açmayı sağlayabilir. Yaşamınızın odağına bu görüşü almanın sizi ne kadar çok rahatlatacağını ise ancak zamanla görebilirsiniz.

Konunun bir sonraki yazısında ise bir kitabı ele almaya çalışacağız.

Yazımızı beğendiyseniz diğer film ve belgesel yazılarımızın olduğu sayfaya bakmayı unutmayın.

Ayrıca belgesel boyunca izlediğiniz Joshua Fields Millburn & Ryan Nicodemus the minimalist isimli websitelerine ve yazılarına buradan göz atabilirsiniz.

Paylaşmak Güzeldir!

%d blogcu bunu beğendi: