Dijital Evrim

dijitallesme-dijital-evrim-teknoloji-digital-okursan-yazariz

Dijital Evrim…

Dünyanın neresinde olursanız olun evrim denilince aklınıza gelecek ve arama motorlarında karşınıza çıkacak ilk şeylerden birtanesi şempanzenin iki ayak üstünde durmayı başardığı bir türe ,yani ‘’insana’’evrildiğine dair görsel olacaktır.Bugün böyle bir evrimin gerçekliği hala tartışma konusu olmaya devam ediyor.Fakat evrim konusuna,söz konusu kuyruğumuzu meçhul bir zamanda düşürüp düşürmediğimiz açısından değil de günümüz şartları açısından bakacak olursak ‘’insan’’ türünün tabiri caizse bugün yeni bir türe evrildiğini pek tabi tartışmaya açabiliriz.Hatta bu tartışmanın,inşaası devam etmekte olan dijital dünya düzeninde pek kıymet göreceğinden şüpheniz olmasın.

İnsan, dijital tabanlı yeni düzende ,teknolojinin hız kesmeden hayatlarımıza sunduğu yeni gelişmeler ile tekrar tekrar programlanıyor.Teknoloji kaynaklı her yeni gelişim bizlere insan olmanın ekseninde çok farklı şeyler yüklüyor.Bu maruz kaldığımız evrim ile nelerimiz değişti?Ya da bu soruyu haklı olarak nelerimiz aynılaştı şeklinde de sorabiliriz mutlaka.Söz konusu bu yeni evrimin insanı gün geçtikçe yalnızlaştırdığı ve tek tipleştirdiği aşikar görünüyor.Bu insandan evrilen yeni türe bir isim verecek olsaydık yıllarca sürecek yeni bir tartışmanın fitilini ateşlemiş olurduk zannediyorum.Çünkü bizde, bize neler olduğu, bizdeki değişimlere ne isim vereceğimiz konusunda kifayetsiz kalırdık kuşkusuz.

İnsanoğlu mahremini, mütemadiyen bir kapı ile örterdi önceden.Kapılarımızdaki dürbün mahremiyetimizi korumak adına kuşkusuz içeriden dışarıyı gösterirdi her daim.Şimdi ise dijital yeni düzende mahremiyetimizin ilkel güvenlik penceresi olarak adlandırabileceğimiz o kapı dürbünleri tabiri caizse dışarıdan içeriyi gösterir oldu artık(!)Nasıl mı? Özellikle sosyal mecralar aracılığıyla tabiki.

Artık insanlar ,merak ettiği kimselerin hayatını bir ‘tık’ ile izleyebiliyor.Eskiden mahremiyet alanımıza gelince kaç kez ‘tık’latması gerekirdi bir yabancının oysaki..Tüm bu gelişmelerde insanı bir vitrin mankeni haline getirmeye başladı.Bu da haliyle insana bu dijital düzende yeni bir iş yükü getirdi.İnsan vitrinini göz alıcı yapabilmek için her geçen gün bir öncekinden daha fazla kesti,biçti,çekti,efektledi,fotoğrafladı,paylaştı ve tüm bunları ve nicesini hayatının hava gibi su gibi vazgeçilmez bir unsuru kılana kadar değişti ve evrildi..Bu uğraşların yanında o vitrinin arkasına itilen nice insanı insan yapan unsur ise tozlanmaya,her geçen gün unutulmaya yüz tuttu.

Bundan yıllar evvel yaşayan bir seyyah hayal edin ki gezdiği yerleri,gördüğü insanları yazacak olsa insanların birbirinden farklı adetlerini,kıyafetlerini ve nice farklı ve hayret edeceğiniz birçok şeyii yazmaya mürekkep yettiremezdi diye düşünüyorum.Ya şimdi? Sanırım bu soruya herkesin verebilecek bir çok cevabı olacaktır .

Bir saatin sarkacı gibi sürekli işleyen bir evrim söz konusu ise eğer,ister buna dijital evrim adını verelim ister başka bir şey ne fark eder ki? Eğer değiştiğimizin farkında olacak kadar ‘’İnsan’’ isek hâlâ,bu dijital düzende değerlerimize ,mahremiyetimize ve insanlığımıza sahip çıkmanın yollarını araştırmalıyız artık.Hasılı,son insanda yeni düzen içerisinde dijital yeniliklerle defalarca programlandığında gerçek ‘’insan’’ belkide sadece maymundan geldiği varsayılıp sonradan tümüyle yok olmuş bir tür olarak kalacak akıllarımızda veyahut biz,kendimizi yani “insanı” arama motorlarında dijital dünyanın tozlu raflarında unutulmuş bir tür olarak aratacağız, kim bilir…

Dijital Evrim yazımızı beğendiyseniz diğer denemelerimiz için Okursan Deneme sayfamıza bakabilirsiniz!

Gülşah Bahçekapılı Celasin
Gülşah Bahçekapılı Celasin

Marmara Üniversitesi Mezunuyum Sosyal Bilgiler Öğretmeniyim.Aslen Trabzonluyum.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: