Çavdar Tarlasında Çocuklar ve Ağır Yalnızlıklar

okursan-yazariz-cavdar-tarlasinda-cocuklar

#Çavdar Tarlasında Çocuklar

Bir zamanlar gençlerin, başka bir deyişle ergenlerin başucu kitabı olan, yetişkinlik kavramı ve yetişkinliğe isyanın simgesi hâline gelen “Çavdar Tarlasında Çocuklar”ın önemi bu kitabın Jerome David Sallinger’ın tek kitabı olmasından ya da John Lennon’ ın katili Mark David Chapman’ in bu kitaptan etkilenerek bu cinayeti işlemiş olmasından kaynaklanmasa gerek. Bu kitabın önemi Holden Caulfield gibi içli bir çocuğun duygularının üzerinde durulmuş olmasından kaynaklanıyor herhalde.

Kitabın ismine bakıldığında her ne kadar bir köy, kasaba veya çiftlik ortamı ve çocukların gönüllerince koşuşturarak oyun oynadıkları tarlalar akla gelse de kitapta sürekli okul değiştirmek zorunda kalan varlıklı bir çocuğun içinde bulunduğu modern bir şehir bahis konusudur, diğer bir deyişle bu içli çocuk (Holden Caulfield) tarlaların arasında değil yükselen binaların ve beton yığınlarının arasında bir başınadır.

Gittiği son okuldan da atılmasının üzerine cebindeki son paralarla kah sokakta kah bir otelde üç dört gününü çeşitli konular hakkında düşünerek geçiren Holden, her ne kadar çevresindekiler tarafından sorumsuz, yaramaz, sorunlu ve kötü bir çocuk olarak nitelendirilse de kendisi etrafındaki “sahtekarlıklara” gelemeyecek kadar onurlu ve bunu belirtmekten çekinmeyecek, sonuçlarından korkmayacak kadar açık, içten ve cesurdur. O, diğer insanların yaptığı gibi çıkarları uğruna bu sahtekarlıklara peşkeş çeken biri değildir, fikrinin eyleme dönüşmesinden korkmayan bir çocuktur. İyi bir gözlemcidir de, çevresinde olup bitenlerin gayet farkındadır, insanları çözmeye yakın bir konumdadır, bu yüzden üzerinde sık sık durduğu gibi “yalnızdır”.

İşte bu yüzden Robert Ackley gibi “uyuz” birisini dinleme sıkıntısına katlanır çünkü etrafında sıkıntılarını, düşüncelerini, paylaşabileceği aklı başında hiç kimse yoktur, bu yüzden bunaldığında kimi arayacağını bilemeyip tökezlemektedir ve bu yüzden acılar içindedir. Boşuna “Allie, bırakma beni, yok olmayayayım. Allie, bırakma beni…N’olur Allie.” diye ölen kardeşinden yardım istememektedir, nedeni yüreğindeki acılar ve bunları paylaşamamanın yalnızlığıdır.

Çavdar tarlasında çocukları uçurumdan uzak tutan bir yakalayıcı olmak gibi masumane ve hassas bir isteğe sahip olan Holden oldukça da merhametlidir. İçinde bulunduğu kötülüklere rağmen temiz kalabilmiş bir “küfürbazdır” kendisi. Her ne kadar etrafındakilerle kıyaslandığında ruhsal yönden hastalıklı ve sorunlu olarak nitelendirilse de bu yanılgı ve yanlış etiketleme durumu Holden’ ın gerçekten hastalıklı olmasından değil kıyaslanan kişilerin kendilerinden dolayı ortaya çıkan bir durumdur.

Holden aslında her insanın hissetmesi ve düşünmesi gereken duygu ve düşüncelere sahiptir ama insanlar her zamanki gibi hem kendileri hem de çevreleri hakkında yanılgıdadırlar, olmak istedikleriyle olmaları gerekenleri karıştırmış bir durumdadırlar, iyinin ve doğrunun peşinde olsa bile sırf farklı olduğu için diğerini ötekileştirme ve böylece yalnız bırakma peşindedirler, kendilerini maddelerin, formların ve illüzyonların kucağına attıklarından gerçeğin farkında değillerdir işte bu yüzden Holden, doğru duyguların, yanlış insanların arasında acıya ve yalnızlığa dönüşmesinin kurbanı olmuştur.

Neyse ki Holden, bu yalnızlığa bir son olacak gibi duran ve benliğini sarsan intihar düşüncesinden kız kardeşi Phoebe’ nin bir atlıkarıncada yaşadığı çocukluk mutluluğuna ve umut veren bir yağmurun yağmasına değişmiştir. Hayatını büyük acılarla sonlandırmaktansa onu küçük mutluluklara bağlamıştır. Günümüzde çoğu kişinin bir erdem saydığı fakat gerçekleştirmede pek de başarılı olamadığı “küçük şeylerle mutlu olmak” bu olsa gerek.

Ve yine demem o ki büyük mutluluklar vadedemediklerimizin küçük mutluluklarına da göz koymayalım, hatta mümkünse o mutlulukları biz yaratalım, kimseyi yalnızlığa mahkum etmeyelim çünkü mesele almakta değil vermekte yok etmekte değil var etmekte, göz koymakta değil bahşetmekte…

Seyhan Umuç
Seyhan Umuç

İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa’da İngilizce Öğretmenliği okuyor.
İnstagram

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: